Biraz dengesiz, çoğu zaman derin düşüncelere dalan, kitaplarla göbek bağı olan, duygularına gem vurmak yerine başıboş çayırlara salan, ruhsuz ve aynı zamanda aşırı hisli bir melankolik, aşık olabilmeyi başarmış lakin aşkını kaybetmiş çatı katlarında arayan bir gezgin... Öylesine ve her şeylesine, bütünüyle ama bir çimdik kadarcık, naçizane bir, bir, bir....
25 Mayıs 2017 Perşembe
21 Mayıs 2017 Pazar
GERÇEK BİR DÜNYA MASALI: ŞEHRAZAT
Sanmayasın
ki; aşk akıl işidir,
Gül
ki her gönlün mürşididir.
Kimini
kokusuyla şad eder;
Kimini
de dikeniyle irşad eder.
Şems
Giriş
Bir
aşk damladı yüreklere çok eski bir zamanda. Oracıkta
değiştiriverdi âşıklar, tüm aşk ezberlerini. Silkindiriverdi
gaflet uykusuna yatmış tembel gönülleri.Onların
gözlerine zorla ışık tuttu. “Aşk” dedi her nefesinde ve
herkesin karşısında durdu korkudan çok uzakta yaşarken. Tüm
yasaklar ve kurallar hayatımıza yön verirken yaşamanın
sıradanlığını haykırdı her gelişinde. Kimin, ne zaman ve neye
karşı çıkacağını düşünerek geçen bir ömre sahip
olmaktansa, o ömrü şerbet yapıp kafaya dikmek daha iyidir diye o
şerbeti tek seferde ve kana kana içti. Bir seferde ama tadını tüm
benliğinde hissederek kafaya dikti. Korku ve tedirginlikle küçücük
yudumlar alanların okumaması gereken bir masal olduğunu da
her satırda vurguladı bize. Yüreğinin sesini dikenli tellerle
çeviren insanlara inat söyledi yüreğinden geçenleri. Olmayacak
denilen her şeyin olduğu bir yer belirledi bukitabın
her sayfasında. İnsanların, babadan oğula geçen tabuları uğruna
kendilerini tıktıkları bir düzene edilen isyanın masalı bu.
Tekdüzeliğe ve kısır döngülere başkaldıran bir kadının
bedeninde muştulandı dünyaya. Kadınların ezilip hor görüldüğü,
bastırıldığı, sindirildiği, sömürüldüğü, öldürüldüğü
ve yakıldığı bir gidişata isyan etti kimseye aldırmadan.
Kadınların duygularına gem vurmasını öngören bu düzene,
ruhunun sonsuzluğuyla karşı duran bir kadın kendi masalını
yazdırdı bana. Yalnızca aşka meyledenlerindir bu masal. Ve
o kadının hislerini paylaşabilenlerin… Aşka rağmen, aşkının
peşinden gidebilen insanların… Ve çoğunluk olan korkaklara
inat, cesaretten asla vazgeçmeyenlerin…
.......
8 Mayıs 2017 Pazartesi
Avuçlar açıldığında maviliklere
Bulutlara nispet yapan güneşe inat;
Arzın en meçhul derinliklerinde ara...
Bulmanın yersiz, aramanın eşsiz olduğunu bildiğimden,
Bana dair senlerin her birini toparlayıpYetmeyeceğine inanarak ara...Mahir yüreklere dokunan benliğine Suskunluğunu zimmetleyip, gözyaşını tembihleyipMağrur olmaktan men ederek ara...Aşkın bedenden münezzeh bir sonsuzluk olduğunu tuta tuta hatırında
Bulduğunda tekrar aramaya başlayacağını bile bile...
Aramaktan yılmadan, usanmadan ara...
Kaydol:
Yorumlar (Atom)
